Türkçenin en ünlü atasözlerinden biri “Bir kahvenin kırk yıllık hatırı vardır” şeklindedir ve Türk kahvesinin ülke kültüründe ne kadar önemli bir yere sahip olduğunun göstergelerinden biridir. Türk kahvesi ülkenin çaydan sonraki en önemli günlük içeceğidir ve Türkiye geziniz boyunca sabahları ayılmak, yorucu bir günün ortasında keyifle dinlenmek veya tarihi bir mekânda ortamın tadını çıkarmak için ilk tercihleriniz arasında yer alacaktır. Ziyaret edeceğiniz hemen her yerde Türk kahvesi yapan ve size bu lezzetli içeceği sunan bir yer mutlaka bulabilirsiniz.

 

Her mekânda sunulan Türk kahvesi lezzetini daha da öteye taşımak isterseniz yalnızca Türk kahvesi konusunda uzmanlaşmış kahvecilere gidebilirsiniz. İstanbul’da örneğin Kapalı Çarşı’daki ‘Şark Kahvesi’ 60 yıllık otantik mekânı ve leziz kahveleriyle görülmeyi hak ediyor. Burada kum ateşinde pişen kahveler lokum eşliğinde servis ediliyor. Galata’da soluklanıp Türk kahvesi keyfi yapmak isterseniz şirin mekânıyla ‘Latife’yi tercih etmelisiniz. Öte yandan eğer evde Türk kahvesi yapmak ve ülkenize dönüşünüzde yanınızda götürmek isterseniz, marketlerde hazır satılanlardan alabilir veya Kurukahveci Mehmet Efendi gibi şubeleri bulunan kahvecileri tercih edebilir ve hatta almadan önce oturup leziz kahveyi tadabilirsiniz.

 

Eski kaynaklarda “Türklerin içtiği, siyah renkli, yemeklere asla eşlik etmeyen, ağır yudumlarla tadına varılan ve arkadaş toplantılarından eksik olmayan bir içecek” şeklinde söz edilen Türk kahvesi, Türkiye’deki en koyu sohbetlerin olmazsa olmazıdır. Şiirlere, türkülere, atasözleri ve deyimlere konu olmuştur. Çay içmeye göre daha ağırbaşlı mizacı olduğu düşünülen ‘kahve içmek’, sohbetlerin de havasını değiştirir. Kahvaltı sonrası komşular eve kahve içmeye davet edilir ve içilen kahve fincanları ters kapatılıp kahve falı bakılır, çarşıda soluklanmak için bir kahvehaneye oturulur, evlilik için “kız isteme” törenlerinde görücülere önce kahve ikram edilir, hatta bazı yerlerde damat adayına tuzlu ve acı kahve içirilir.

 

Türk kahvesi ayrıca oldukça sağlıklı bir içecektir ve sindirime yardımcı olurken bazı mide problemlerine de iyi gelmektedir. Ayrıca zihin açıcı ve enerji vericidir, dinç hissetmek ve ayılmak için de sade bir Türk kahvesi son derece etkilidir.

 

Türk kahvesinin hazırlanışı filtre kahve veya hazır kahveden farklıdır ve pişirilmesi biraz ustalık ister. Türk kahvesinin fincanları çok küçüktür. Cezveye içilecek miktar kadar kahve fincanıyla su konulur, sonra üstüne su miktarına göre toz şeklindeki Türk kahvesi dökülür ve cezve ocağa altı kısık ateşte bırakılarak kaynaması beklenir. Cezvenin içindeki su ve kahve kaşıkla karıştırılmaz çünkü kahve ağır ağır kendi çökerse daha lezzetli olur. Türk kahvesinin piştiğinde üstünde köpük olması da kahvenin ustalıkla pişirildiğinin işaretidir ve bol köpüklü bir Türk kahvesi Türkiye’de iyi ağırlanmak anlamına gelir. Türk kahvesi ağır bir kahve olduğundan mutlaka yanında bir bardak suyla birlikte sunulur. Ayrıca Türk kahvesinin yanına minik Türk lokumları ya da minik çikolatalar da lezzetiyle eşlik eder. Odun közünde ağır ağır pişirilen kahvenin lezzeti ise bir başkadır.