Kutsal Meryem Ana’nın evi olarak akıllara kazınmış, Neolitik dönemden bu yana gelen, en görkemli dönemini ise Roma çağında yaşamış olan Efes Antik Kenti (Ephesos)sizlere unutamayacağınız bir tarihi gezi vadediyor. Uzun bir dönem bir liman kenti olarak çok büyük değeri olan bu antik kent her yıl yapılan kazılarda ortaya çıkarılan bölüm ve eserleriyle şaşırtmaya ve değerini korumaya devam ediyor. Bugün kitaplardan okuduğumuz Heraklitos gibi düşünce çağının birçok ünlü ismi; bilimin, sanatın ve kültürün kenti olan Efes’te yaşamıştır. Efes Antik Kenti özellikle ilk tapınaklardan olan Artemis Tapınağı ile de birlikte dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilmektedir ve 2015’ten bu yana “Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır. Yıllarca oradan oraya taşındığı için 8 km kadar geniş bir alana yayılmış durumdadır ve yılda yaklaşık 1,5 milyon turist bu nefes kesen kenti görmeye gelmektedir. İncil’in burada yazıldığı ve Meryem Ana’nın burada öldüğü kabul edilmekte bu yüzden Hristiyanlar için ayrı bir öneme sahip olmaktadır.

 

Efes’in kuruluşunun M.Ö. 6000 yılına dayandığı ve Bereket Tanrıçası Artemis için yapıldığı düşünülmektedir. Her çağda sahip olduğu coğrafi, politik, ticari ve kültürel önem sebebiyle Helenistik çağın başkenti olan ve Klasik Yunan döneminde İonya’nın 12 şehri arasında yer alan Efes, Roma İmparatorluğu döneminde de Asya Eyaleti’nin başkenti olmuştur. Hristiyanların günümüzde de hac yeri olarak benimsediği bu kentin yapımının 120 yıl sürdüğü iddia edilmektedir. Kentin sınırları içerisinde bulunan Artemis Tapınağı M.Ö. 356’da bir Yunan tarafında yakıldığı gün Büyük İskender doğmuştur.

 

Efes Antik Kenti, Ayasuluk Tepesi, Artemision, Efes ve Selçuk olarak dört ana bölge üzerine kurulmuştur. Kentin sınırları içinde çok değerli yapılar, harabeler ve eserler bulunmaktadır. Bunların başlıcaları arasında Artemis Tapınağı, Celcus Kütüphanesi, Meryem Ana Evi, Yedi Uyuyanlar Mağarası, İsa Bey Camii, Prytaneion (Belediye Sarayı), Domitianus Meydanı, St. John Kalesi, Hadrian Tapınağı, St. Jean Bazilikası gibi yapılar gelmektedir. Spor yarışları, gladyatör dövüşleri ve sanat gösterileri yapıldığı söylenen, 3 katlı sahnesini bugün yıkılmış olarak gördüğümüz kentin ünlü 24 bin kişilik antik tiyatrosu da büyük ilgi görmektedir. Teraslar üzerine inşa edilmiş yamaç evler ise kentin zenginlerinin yaşadığı düşünülen yapılardır.

 

İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunan Efes Antik Kenti’ne birçok bölgeden ulaşım oldukça rahattır. Selçuk, İzmir-Aydın yolu üzerinde bulunmaktadır ve özellikle tatilini bu hat üzerinde yapanlar her yıl mutlaka Efes’i ziyaret eder. İzmir otogardan sık aralıklarla kalkan Selçuk dolmuşuna binip Selçuk’tan da Efes servislerine binerek Antik kente rahatça ulaşabilirsiniz. Belki tatilinizin bir kısmını güzel bir ilçe olan Kuşadası’nda geçirmeye karar verirsiniz ve yanı başınızdaki Selçuk’u da 20 dakikalık dolmuş yolculuğuyla rahatça ziyaret edebilirsiniz. Efes ziyaretiniz eğer gündüz saatlerinde olacaksa güneşten korunmak için mutlaka önleminizi alın deriz, çünkü her zaman sıcak bir bölge olmasının yanında antik kentin tabanındaki mermerler güneş ışığını daha çok hissettirmektedir. Bu eşine az rastlanır güzellikteki gezinizden belki dostlarınıza minik birer hediye götürmek istersiniz diye Efes Antik Kenti’nin girişinde hediyelik eşya dükkânları bulunmaktadır. Geziniz esnasında biraz soluklanmak, bir şeyler yemek ya da içmek isterseniz ise müzenin kafesi sizleri zevkle ağırlayacaktır.